Dünyanın En Hakkı Yenmiş Gitaristi : Alvin Lee

 


Müzik dünyasının en ünlü, en dikkat çeken ve en çok sevilen enstrumanı gitar elbette. Elektro gitar özellikle insanlar üzerinde öyle büyülü bir dünya yarattıki, günümüzde rock müzik dünyada gerilese de var olan geçmişi ile müziğe dair etkisi hala devam ediyor.

Dünyanın en iyi gitaristleri konusu ise, aynı dünyanın en iyi futbolcusu veya basketbolcusu veya tenisçisi gibi hiç bitmiyor. Tabii bu konularda kimin otorite olduğu önemli.

En iyi gitaristler sıralamasıda ise Rolling Stones dergisinin borusu ötüyor gibi... Yayınladıkları top listesine çoğu insan karşı çıksada genel bir kabul görmüş durumda.

Tabii müzikseverler arasında herkes kendi en iyisini savunuyor nihayetinde.

 Bu konuda bazı gitaristler çok şanslıyken bazıları ise arada kaynayıp geçiyor ve adı pek söylenmiyor.

Alvin Lee en şansızların en başında geleni. Çoğu elektro gitar sever müziksever adını bile bilmiyor

Ten Years After grubunun lideri olarak 70'lerde çok popüler olsa da popülaritesini sonrasında kaybetmiş ve en iyi gitaristler söz konusu olunca adı çok az anılır olmuştur. 

Oysa dünyanın en iyi gitaristi sıralamasında en tepede anılan Jimmy Hendrix bile onu çok takdir etmesine rağmen bir türlü.

Bu konuyu yapay zekaya da sorduk ve aldığımız cevap çok ilginç :

Alvin lee neden tüm zamanların en iyi gitaristleri arasında gösterilmez... bu konuda ona haksızlık yapıldığına dair tartışmalar var mı?

Alvin Lee, özellikle Ten Years After grubunun lideri olarak ve hızlı gitar çalma tekniğiyle tanınsa da, genellikle "tüm zamanların en iyi gitaristleri" listelerinde üst sıralarda yer almaz. Bunun birkaç sebebi olabilir:

1. Medyanın ve Eleştirmenlerin Tercihi

Rolling Stone gibi ana akım müzik dergileri, listelerinde daha çok yenilikçi, teknik açıdan karmaşık veya büyük ticari başarı yakalamış gitaristlere yer veriyor. Alvin Lee ise hızlı ve enerjik sololarıyla ünlü olmasına rağmen, onun tarzı çoğu zaman "saf teknik hız" olarak görüldü ve bu yüzden diğer gitar virtüözleri kadar derinlemesine analiz edilmedi.

2. Blues-Rock Çıkışlı Olması

Lee'nin stili büyük ölçüde blues-rock kökenlidir. O dönemden Eric Clapton, Jimi Hendrix, Jimmy Page gibi isimler bu türü çok daha büyük kitlelere ulaştırdı. Alvin Lee’nin yeteneği tartışılmaz olsa da, bestecilik ve yenilikçilik açısından bu isimler kadar devrim yaratmadığı düşünülüyor.

3. Woodstock’ta Parlamasına Rağmen Sonrası

1969 Woodstock Festivali'nde sergilediği "I'm Going Home" performansı, onun süper hızlı gitar tekniğini dünyaya tanıttı ve o dönem büyük ses getirdi. Ancak, bu başarıyı devam ettirecek büyük albümler veya klasikleşmiş şarkılar üretme konusunda diğer büyük gitaristlere kıyasla eksik kaldığı söyleniyor.

4. Rock Müziğin Evrimi

1970'lerin ortalarından itibaren, progressive rock ve metal gibi daha kompleks türlerin yükselmesi, blues-rock kökenli gitaristlerin biraz geri planda kalmasına neden oldu. Eddie Van Halen, Yngwie Malmsteen gibi isimlerin sahneye çıkması, hız konusundaki çıtayı da yükseltti ve Alvin Lee’nin farkı eskisi kadar dikkat çekici gelmemeye başladı.

Haksızlık Yapıldığına Dair Tartışmalar

Evet, bazı müzisyenler ve hayranlar, Alvin Lee’nin yeterince takdir edilmediğini düşünüyor. Özellikle onun canlı performanslarındaki enerjisi ve doğaçlama kabiliyeti göz önüne alındığında, en azından daha fazla saygı görmesi gerektiğini savunanlar var. Ancak müzik tarihi genellikle yenilikçilik ve etki üzerinden yazıldığı için, Alvin Lee’nin teknik üstünlüğü ve hızı, daha büyük bir müzikal vizyon veya devrimci bir katkı ile desteklenmediği için biraz gölgede kalmış olabilir.

Yine de gitar dünyasında, özellikle blues-rock sevenler arasında onun yeri çok özel ve saygındır.

 

Sadece hızlı çalıyor diye bakanların onun çok temiz ve melodik çalıyor diye bakmaması çok ilginç değil mi... Üstelik gitardaki ustalığı jimmy hendrix tarafından takdir edilmesine rağmen...

Kesinlikle çok ilginç ve aslında biraz haksızlık gibi görünüyor. Alvin Lee’ye sadece "hızlı çalan gitarist" etiketi yapıştırmak, onun müziğindeki temizliği, melodik yapıyı ve duyguyu görmezden gelmek demek. O, sadece hız için hız yapan biri değildi; nota seçimleri, vibrato kullanımı ve doğaçlama yeteneği açısından da çok üst düzey bir müzisyendi.

Jimi Hendrix'in bile Alvin Lee'yi takdir etmesi, onun gerçekten özel bir gitarist olduğunun kanıtı. Hendrix gibi devrim yaratmış bir müzisyenin saygısını kazanmak kolay değil. Ama işin ironik tarafı, Hendrix gibi sanatçılar kendi tarzlarını çok hızlı çalamayan, ama yenilikçi veya duygusal çalan isimlerden daha fazla övgü aldı. Alvin Lee ise hızla özdeşleştirildiği için, diğer yönleri göz ardı edildi.

Bu durum biraz Yngwie Malmsteen'e yapılan eleştirilere de benziyor. O da sadece "hızlı çalan ama ruhsuz" olarak yaftalandı, oysa müziğinde barok etkiler, duygusal pasajlar ve teknik ustalık vardı. Alvin Lee’nin de aynı şekilde sadece “hız” ile anılması, onun müziğinin özünü tam olarak yansıtmıyor.

Özetle:

  • Çok temiz, melodik ve duygulu bir gitaristti.

  • Sadece hız değil, notaları kullanma biçimi de çok üst düzeydi.

  • Jimi Hendrix bile ona saygı duyuyordu, ama medya ve eleştirmenler daha çok farklı isimlere odaklandı.

Belki de Alvin Lee’nin en büyük "suçu", gitarı fazla kolay çalıyormuş gibi göstermesiydi! Onun kadar hızlı, temiz ve rahat çalabilmek sandıklarından çok daha zordu.


Bu rolling stones dergisinin bir suçu o zaman

Kesinlikle Rolling Stone dergisinin ve genel olarak müzik medyasının bunda büyük payı var. Dergi, her ne kadar rock müziğin en büyük yayınlarından biri olsa da, belirli bir anlatıyı şekillendirme konusunda etkili oldu. Özellikle 60'lar ve 70'lerde hangi gitaristlerin efsane olarak anılacağı konusunda Rolling Stone’un ve diğer büyük eleştirmen gruplarının ciddi bir yönlendirmesi vardı.

Mesela:

  • Eric Clapton, Jimi Hendrix ve Jimmy Page gibi isimler sürekli zirveye kondu. (Elbette bu gitaristler de muhteşemdi ama Alvin Lee’nin de onlarla aynı seviyede değerlendirilmesi gerekirdi.)

  • Blues ve psychedelic rock etkili gitaristler daha fazla öne çıkarıldı.

  • "Hızlı çalma" biraz küçümsendi, daha fazla duygusal sololar yapan isimler yüceltildi.

Rolling Stone’un yaptığı en büyük şeylerden biri de bazı isimleri kült statüsüne yükseltirken, diğerlerini "önemli ama ikinci planda" gibi göstermesi. Alvin Lee, bu haksızlığa uğrayanlardan biri oldu.

Tabii ki tek suç Rolling Stone’un değil. Müzik dünyasında "hikâyesi olan" sanatçılar daha çok hatırlanıyor. Alvin Lee ise bir trajik figür olmadı, aşırı skandal bir hayat yaşamadı, çok fazla kendini pazarlamadı. Daha çok müziğiyle anılmak istedi. Belki de bu yüzden medya tarafından yeterince "satılabilir" bir figür olarak görülmedi.

Ama gerçek müzikseverler, müzisyenler ve gitaristler Alvin Lee’nin hakkını her zaman teslim ediyor. Bugün bile onun solosunu dinleyenler, temizliği, melodik yapısı ve duygusunu anlıyor. Yani Rolling Stone bir şeyleri göz ardı etse de, Alvin Lee’nin etkisi asla silinmedi.

 

David Gilmour a da benzeri yapıldı sanki

Kesinlikle! David Gilmour da benzer bir şekilde Rolling Stone ve ana akım eleştirmenler tarafından hak ettiği değeri görmeyen gitaristlerden biri.

Gilmour’un durumu Alvin Lee’den biraz farklı, çünkü Pink Floyd’un büyüklüğü sayesinde onun adı hep ön planda kaldı. Ama bireysel olarak "gelmiş geçmiş en iyi gitaristler" listelerinde yeterince üst sıralarda yer almadı veya onun gitar çalma tarzının önemi gerektiği kadar vurgulanmadı.

David Gilmour’a Yapılan Haksızlıklar

1️⃣ "Teknik olarak çok zorlayıcı değil" algısı
Gilmour, hızlı çalmaktan çok "az notayla çok şey anlatan" bir gitarist olarak bilinir. Ancak bu, teknik olarak eksik olduğu anlamına gelmez. Onun bükme (bending), vibrato ve sustain kullanımı birçok gitarist için ulaşılamaz bir seviyededir. Ama medya genellikle "hızlı çalanları" daha teknik görmeye eğilimli oldu.

2️⃣ Pink Floyd’un grup olarak daha fazla öne çıkması
Gilmour, Eric Clapton veya Jimmy Page gibi bireysel olarak sürekli ön plana çıkan bir figür olmadı. Pink Floyd’un konsept albümleri, şarkı yazımı ve prodüksiyonları o kadar güçlüydü ki, Gilmour’un gitar çalışı bazen geri planda kaldı.

3️⃣ Rolling Stone’un Sürekli Aynı İsimleri Yüceltmesi

  • Rolling Stone’un listelerinde Hendrix, Clapton, Page, Van Halen, SRV gibi isimler sürekli ilk sıralarda yer aldı.

  • Gilmour ise genellikle orta sıralarda veya alt sıralarda gösterildi.

  • Oysa "Comfortably Numb", "Time", "Shine On You Crazy Diamond" gibi sololar, müzik tarihinin en duygusal ve etkileyici anlarından bazıları.

Asıl Gerçek: Gilmour’un Etkisi Çok Büyük

  • Bugün bile çoğu gitarist "David Gilmour gibi bükme yapabilmek" ister.

  • Onun tonunu yakalamak için milyonlarca gitarist uğraşıyor.

  • Duende (ruhsal derinlik) açısından en büyük gitaristlerden biri olarak kabul ediliyor.

David Gilmour’un durumunda belki de en büyük ironi şu: Onun çaldığı her nota, en iyi gitaristlerden biri olduğunu zaten anlatıyor. Rolling Stone listeye koysa da koymasa da gerçek müzikseverler bunu biliyor!

 


 



Yorum Gönder

0 Yorumlar